Cumanız mübarek olsun..

Hüzünler dönüşşün sevince. Rabbim yaralarımızı sarsın Rauf adıyla!
Kalbimizdeki hastalıkları gidersin Şafi ismiyle!
Cumamız mübarek olsun!
Ey Kapıları açan Allah'ım,
Bize kapıların en hayırlısını aç,
Ey halden hale çeviren Rabbim,
Halimizi en güzel hale çevir.
Ey kalpleri döndüren Allah'ım,
Kalplerimizi dinin ve taatin üzere sabit kıl..
Allah'ım!
Kur'anı bize dünyada bir dost, kabirde ünsiyetli bir yoldaş, kıyamette bir şefaatçi, sırat üzerinde bir nur, Cehennem ateşine karşı bir siper ve örtü, Cennette bir refik, bütün hayırlara bir delil ve imam kıl.
Allah'ım!
Kalblerimizi ve kabirlerimizi iman ve Kur'an nuruyla nurlandır. Allah'ım!
Efendimiz Muhammed'e, onun âl ve Sahabîlerine ezelden ebede kadar Allahın ilmindeki nesneler sayısınca salât ve selâm eyle.
ALLAHım!...
Bizi nefislerimizin şerrinden, amellerimizin gösterişinden ve - şeytanın .. hilesinin .. şerrinden .. kurtarıp emniyete kavuştur.
Kalplerimizi emrettiğin şeylere karşı sabit eyle,men ettiğin şeylerden uzaklaştır.
Allahım..Ancak Seninle her gönül sükunet bulur!...
Ve ancak Seninle her kul hayat bulup Lütfuna mazhar olmakla yaşar.
ALLAH’ım!.. salatü selamlarımız Efendimiz MUHAMMED (a.s.) ve onun al ve eshabın’a olsun …
Ya Rab! Ona getirilen salatlar hürmetine bizi bağışla …
Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederiz.
Senden başka ibadete layık kimse yoktur.
Namazlarımızı ..Tevbelerimizi Habibin s.a.v hürmetine kabul eyle ..
Cumanız mübarek olsun..
Mevlam bu güzel günü en güzel şekilde yüreğinizde yaşattırsın inşallah
Bir daha ki Cuma'ya kavuşabilmek duası ile..
RAbbimiz nimetlerinin şükrünü ifa edebilceğimiz bir cuma nasip etsin inşaAllah..Amin
"Iman Iki Esit Parcadan Olusur; Bir Parcasi Sabir, Diger Parcasi Sükretmektir."
(Hz. Muhammed Mustafa S.A.V)

5/11/2009 | Kategori: duam | Yorum (yok) Yorum yaz! | Kalici baglanti
Bizi doğru yola ilet Allah'ım!
Hamd yalnız Sana, şükür Sana, minnet Sana, ahd Sana, vefa Sana… Salat ve selam Habibine, Aline, ashabına…
Allah'ım! Yüreklerde sancı çok, acı, ızdırap, isyan, haykırış çok…
Dile gelse duygular, ağlasa yürekler, figan etse ne çare!...
Biçare baktım dünyaya. Utandım. Utandım Allah'ım! Gözümde yaş yetmedi üzüntüme.
Haykırdım. Duyan olmadı.
“Durun!” dedim.
“Durun!!!”
“Durun!!!”
Yüreğim parçalandı. Kan gözlerime sıçradı. Kan oldu dünya.
Af!
Koca dünya yetmedi nefislere. Kardeşler kardeşlere diş biledi. Toğrak uğruna beşikler devrildi. Yerlebir oldu yuvalar.
Şeytanların gözü aç. Yandaşları kudurmuş. Mazlumların acısı; mezeleri olmuş. Ağıtları kahkahalarına karışmış. Leş kokuyor yürekleri.
Aşağıların aşağıları…
Ya Hayy!
Dilemezsen kuru yaprak dahi düşmez.
Kainat dile geldi. Yer yerinden oynuyor. Denizler şaha kalkmış. Olanlara “Dur!” der gibi perdelenmiş gözlere, mühürlenmiş kalplere kıyameti gösteriyor.
Dağların pamuk gibi savrulmasından korkuyoruz. Gazabından Allah'ım, rahmetine, Sana sığınıyoruz. Yaptıklarımızın ve yapacaklarımızın hesabını vereceğimiz günden, Sana sığınıyoruz. Allah'ım bize güç, kuvvet ver. Şeytanın ve nefsimizin hilelerinden, tuzaklarından bizi koru. Ayağımızı rızan üzere sabit kıl!...
“Yalnız sana ibadet eder ve yalnız Senden yardım dileriz.”
Bizi doğru yola ilet Allah'ım!
AMİN!!
3/11/2009 | Kategori: duam | Yorum (yok) Yorum yaz! | Kalici baglanti
Namazlardan sonra, okunması gereken belli dua yoktur.

Namazlardan sonra, okunması gereken belli dua yoktur. Herkes ihtiyacına göre dua eder. Hep aynı duayı okumak da uygun değildir. Ne istediğini şuurlu olarak bilmek gerekir. Ne istediğinin farkında olmadan dua etmek uygun olmaz. Belli şeyleri ezberleyip, şiir okur gibi dua etmek mekruhtur. Dua, uyanık kalb ile ve sessiz yapılmalı, duayı yalnız namazlardan sonra ve belli zamanlarda yapmak da mekruhtur. Her fırsatta dua etmelidir!
Mesela şöyle dua edilebilir:
Elhamdülillahi Rabbilâlemin esselatü vesselamü alâ resulina Muhammedin ve alâ alihi ve sahbihi ecmain.
Ya Rabbi, kıldığımız namazları kabul eyle! Ahir ve akıbetimizi hayreyle! Son nefesimizde kelime-i tevhid söylememizi nasip eyle! Ölmüşlerimizi af ve mağfiret eyle!
Allahümmağfir verham ve ente hayrürrahimin. Teveffeni müslimen ve el hıkni bissalihin. Allahümmağfir li veli valideyye ve lilmüminine vel müminat yevme yekumül hisab.
Ya Rabbi, bizi şeytan ve düşman şerrinden ve nefs-i emmaremizin şerrinden muhafaza eyle! Evimize iyilikler, hayırlı ve bereketli rızıklar ihsan eyle! Ehl-i İslama selamet ihsan eyle! Din düşmanlarını kahr ve perişan eyle! Kâfirlerle cihad etmekte olan müslümanlara imdad-ı ilahiyyen ile imdat eyle!
Allahümme inneke afüvvün kerimün tuhibbülavfe fafü anni.
Ya Rabbi, hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ihsan eyle! Allahümme inni eselükessıhhate velafiyete vel-emanete ve hüsnelhulki verridae bilkaderi bi rahmetike ya erhamerrahimin.
Riyadan, nifaktan, şikaktan, her türlü hastalıktan, kazadan, belâdan, tembellikten, acizlikten, zelil olmaktan, zulüm görmekten, azdıran zenginlik ve azdıran fakirlikten, şeytan ve nefsin şerrinden, düşman galebesinden, kötü huydan, bid’at işlemekten, dalalete düşmekten, ihlassız amelden, her çeşit günahtan, küfre girmekten, erzeli ömürden, ölürken gelecek fitnelerden, dinimize, dünyamıza zarar verecek şeylerden bizleri koru!
Hakiki iman, güzel bir ahlak, şükredici bir kalb, zikredici bir dil, kaza ve kadere rıza gösteren hayırlı bir ömür, az yemek, az uyumak, az konuşmak, az gülmek ve çok hizmet etmeyi, kabir azabından ve ahiret dehşetinden kurtulmayı, ömür boyu rızana uygun iş yapmayı, şehit olarak ölmeyi ve son nefeste ehl-i sünnet itikadına uygun bir iman ve tevbe nasip eyle.Amin
2/11/2009 | Kategori: duam | Yorum (yok) Yorum yaz! | Kalici baglanti
ALLAH'IM! EY SULTANLAR SULTANI!..

taşı toprakla,toprağı-suyu mini-mini canlılarla buluşturan,buluşturup dört bir yanı cennet bahçelerine çeviren ALLAH!
ey taşı-toprağa hayata ulaştıran ,ey şeytanlığa açık ruhları lütfedip meleklerle buluşturan RAHMET SULTANI.!
bizlere,SENİ anlamayı,bilmeyi için gönül ver,..
SENİ bilmez kömür ruhlara da,ya elmas olma yoluna göster,veya hadlerini bildir.!
ey yokluğu,varlığıyla süsleyen,canlı-cansız herşey ve herkes SENİN varlığını soluklar,ve SENİN NURLARIN gölgesinde yaşar..
dünya,SENİN buyruğunla iki büklüm,ve bir kutlu sehayat için yaratıldığı günden beri yollarda..
dağlar,tepeler,bağlar,bahçeler,kuşlar her yerde "HAYY" İSMİNİ haykırmakta..
karlar,dolular,fırtınalar,baharlar,yazlar,hiç durmadan değişik lisanlarla
hep SENİ anmakla...
bütün bunları görüp SENİ bilmemek bir körlük...
her yerde ve her zaman SENİN lütüflarina mazhar olup SANA kullukta bulunmamak da bir nankörlüktür..
ey YÜCE SULTANIMIZ ! halimizi SANA anlatabilmek için,dillerimizde ki ukdeyi çöz..
SEN vermezsen,biz hiç bir şeye sahip olamayız..
söylemezsen,hiç bir şey söylemeyız..
önümüzde ki yollar sarp ve yokuş..
bizim yollarımızı aç..!
ey ALLAH'IM!bırakma bizi SENSİZLİĞE..al bizleri rıza evine..
ek yüreklerimize çiçeklerini,unutturma bizlere verdiğimiz ahdi...
SİRAT-I MUSTAKİM üzere kaim kıl bizi..
EY SULTANLAR SULTANI!kainata dost eyle,EN SEVDİĞİN (s.a.v.)ümmedinde erisenlerden eyle !
EY SIĞINMAK İSTEYENLERİN SIĞINAĞI '
bu gurbet çölünde yalnız bırakma.
hepimize yeniden derlenip toparlanma fırsat ver..
tekrar birbirimizi tutunma şuuru ver..bizi kendi nefsimizle baş basa bırakma...AMİN..
30/10/2009 | Kategori: duam | Yorum (yok) Yorum yaz! | Kalici baglanti
Ya İlâhi!

İlâhi! Herşeyi bilen, herşeyden haberdar olansın. Herşeye gücü yetensin.
İlâhi! Sen murat etmezsen hiçbir şey vukû bulmaz. Sen dilemezsen hiçbir şey var olmaz.
İlâhi! Bize bizden daha yakınsın. Bütün ahvalimize vâkıfsın, değerlerimizden taviz verir olduk.
İlâhî! İnancımız zaafa uğradı, dünyevileştik. Değerlerimizden taviz verir olduk.
İlâhî! Birliğimiz bozuldu, saflarımız dağıldı, uhuvvet sarayımız harabeye döndü, birbirimizle didişiyor, birbirimizle uğraşıyoruz.
İlâhi! İstediğin şekilde bir kul olamadık. Kulluk kıvamını bulamadık. Nefsimize, şeytana, kullara kulluk yapar olduk.
İlâhî! İmanen, amelen ve ahlaken tam bir perişanlık sergiliyoruz. İzzetimizi kaybettik, zillete düçar olduk.
İlâhi! Ne idik, ne olduk; nerede idik, nereye geldik? Asırlar var ki meçhuller peşinde koştuk, bilinmezler sahrasında dolaştık durduk. Önümüzdeki meşaleyi, gönlümüzdeki nuru görmezlikten geldik. Karanlıklar diyarında, körler ülkesinde aydınlık yarınlar arama gafletine düştük.
İlâhi! İnancımıza, değerlerimize yabancı olduk. Bizden olmayan, yabancısı olduğumuz izmlerin, düzenlerin kölesi olmayı, kendi değerlerimizle izzetle yaşamaya tercih ettik.
İlâhi! Özden kopuşu, dindışılığı çağdaşlık zannetme bönlüğünde bulunduk.
İlâhi! İnandık diyoruz, lâkin yaşantımız inanan insanın yaşantısı değil. Müslümanız diyoruz, yaptıklarımız müslümanın yapacağı işler değil.
İlâhi! Ümmet şuurumuzu kaybettik. Kabilecilik, bölgecilik, ırkçılık İslam bilincimizi, İslamî hassasiyetlerimizi bir güve gibi içten içe kemirmekte.
İlâhi! Çeşmenin başında susuz, sofranın başında aç kalmak gibi bir bönlük sergiliyoruz. İslam gibi bir dine, bir sisteme sahip iken birer zulüm düzeni olan beşeri sistemlerin zebunu olduk.
İlâhi! “Sadece benden korkun.” buyurduğun halde; bizler, senden başka herşeyden, herkesten korkar olduk.
İlâhi! Sadıklarla, salihlere beraber olmamızı; kafirleri, müşrikleri dost edinmememizi emir buyurdun.
Bizler; kafir, münafik ve fasıkları dost edindik. Onlarla düşüp kalkıyor, salih ve sadıklara sırt çeviriyoruz.
İlâhi! Hiçbir kınayanın kınamamasından korkmadan, Allah yolunda cihat etmemizi, dini mübini İslama hizmet etmemizi istiyorsun. Bizler ise nefsimiz, dünyamız için katlandığımız hakaretlere, zilletlere dinimiz, ahiretimiz için katlanıyoruz.
Dünyacıların, fasık ve facirlerin kınamasından korkuyor, dinimizden tavizler veriyoruz.
İlâhi! İman zaafiyetimizden, dünyevîleştiğimizden dolayı kâfir, fasık ve facirlere benzemeye çalışıyor, onlara özeniyor, inancımızı yaşantımıza yansıtamıyor, dinimizi savunamıyoruz.
İlâhi! Ölçülerimiz değişti. Yaşantımız değişti. Değişim hastalığına yakalandık. Bu geriye, ilkelliğe, din dışılığa doğru yapılan aşağılık değişimleri bir erdemlik zannetme gafletine düştük.
İlâhi! Halimiz perişan, tadat etmekle bitmez. Sen, bize bizden yakınsın, her şeyimizden haberdarsın. Halimizi arzetmek için değil, perişanlığımızı, gafletimizi itiraf etmek için huzurundayız.
İlâhi! Sen Rahman’sın, Rahim’sin, affedicisin, affı seversin.
Bize merhamet et, acı, affet, yardım et.
İmanımızı kemale erdir. Sevdirdiklerini sevdir, yerdiklerini yerdir.
Basiret, firaset, idrak ver. Aklı selim, kalbi selim lutfet.
İlâhi! Bize kulluk idraki, ümmet bilinci, din gayreti, hizmet aşkı, uhuvvet şuuru ver.
Yeniden İslam’ın izzetiyle şereflendir. Bütün insanlığı küfür, şirk ve nifakın karanlıklarından, İslam’ın aydınlığına kavuştur. Bu yolda bizi hizmetkâr eyle.
İlâhi! Kafir, müşrik ve münafıkların karşısında eğilip bükülmekten aşağılık dünyevi çıkarlar, vadedilen makam ve mevkiler için boyun eğmekten, zillete düşmekten, inancımızdan taviz vermekten bizleri koru.
İlâhi! Hiçlik diyarından gelen bir garip, kulluk kapısından huzura çıkmak diliyor.
Hem garip, hem aciz, hem zayıf, hem günahkâr, boynu bükük ve mahçup, utanarak, ümitvar olarak sana geliyor.
Sen merhametlilerin en merhametlisisin,
Sen celal ve ikram sahibisin.
Bizi yüce İslam davasının hizmetkârı eyle.
Kulluğun ve hizmetin tadını tattır.
Yeniden İslam’ın izzetiyle şereflendir. Bütün insanlığı küfür, şirk ve nifakın karanlıklarından, İslam’ın aydınlığına kavuştur. Bu yolda bizi hizmetkâr eyle.
İlâhi! Kafir, müşrik ve münafıkların karşısında eğilip bükülmekten aşağılık dünyevi çıkarlar, vadedilen makam ve mevkiler için boyun eğmekten, zillete düşmekten, inancımızdan taviz vermekten bizleri koru.
İlâhi! Hiçlik diyarından gelen bir garip, kulluk kapısından huzura çıkmak diliyor.
Hem garip, hem aciz, hem zayıf, hem günahkâr, boynu bükük ve mahçup, utanarak, ümitvar olarak sana geliyor.
Sen merhametlilerin en merhametlisisin,
Sen celal ve ikram sahibisin.
Bizi yüce İslam davasının hizmetkârı eyle.
Kulluğun ve hizmetin tadını tattır.
Amin Amin Amin
25/10/2009 | Kategori: duam | Yorum (yok) Yorum yaz! | Kalici baglanti



